Playboy CEO'su Scott Flanders, Latin Amerika'daki gece kulübü açma planlarına Brezilya'yı da eklediklerini belirterek, Çin ve Hindistan'da da büyüyeceklerini söyledi. Flanders, Yerel Brezilya kültürü, cinselliğe daha açık. Açılacak yeni gece kulüpleri ile birlikte Playboy markasının bu pazarda yankılanacağına inanıyorum dedi. IMG Licencing Worldwide şirketi ile yaptıkları anlaşma sonucu, Asya'da da lisanslı ürün satışlarına ağırlık vereceklerini belirten Flanders, Çin ve Hindistan'ın şirket için çok önemli bir pazar olacağını söyledi. Önceki dönemlere göre zararda düşüş yaşayan ve son çeyrekte 27.8 milyon dolar zarar açıkladıklarını belirten Flanders, gelişmekte olan ülkelerdeki pazar paylarını artırarak kısa sürede yeniden kI¢rlı günlere geçmeye hazırlandıklarını söyledi. Flanders, Gelişen Asya ülkelerindeki nüfus ve artan alım gücüne paralel olarak yaptığımız anlaşmalar, Playboy markasının özellikle Çin ve Hindistan'da lisanslı ürünlerde pazar payını artırmayı hedefliyor dedi.
Sabah
Konuyla ilgili basında çıkan diğer haberler
Playboy, Çin ve Hindistan'da gece kulübü işine girecek
Hindistan'da yeni yatırımlar yaparak, zarar eden şirket pozisyonundan kurtulmayı amaçladıklarını belirten Playboy CEO'su Scott Flanders, Özellikle yerel Brezilya kültürü cinselliğe çok açık. Bu tip yerlerde Playboy markası ciddi bir etki yaratabilir?diye konuştu. Latin Amerika'da gece kulüpleri açmanın öncelikli hedefleri olduğunu ifade eden Flanders, kI¢rlılığı arttırmak için lisanslı ürünlere ağırlık verecek yeni ortaklıklara gideceklerini ve Playboy adlı gece kulübüyle birlikte kumarhanelerin de açılacağını söyledi.
Ortaklıklara yöneldi
Şirketin 53 yaşındaki CEO'su Scott Flanders, Latin Amerika'daki güçlü potansiyel ortaklarla açacakları gece kulüpleriyle 2011 yılı için hedefledikleri kazanca ulaşmak istediklerini dile getirdi. Flanders, dünya genelinde dergi tirajlarının en yüksek olduğu Brezilya'da, Rio de Janeiro ve Sao Paulo'nun öncelikli şehirler olduğunu vurgularken, 2010 yılı içinde Çin'de de bir eğlence merkezi açmayı planladıklarını dile getirdi. Öte yandan, şirketin Cancun, Mexico ve Florida'da da yeni yatırımlar yapacağı kaydedildi. Playboy'un dünya genelinde bilinen bir marka olduğunu söyleyen Flanders, Ancak, yakın dönemde şirketin satışına ilişkin yapılan haberler, hisselerde ciddi oranda değer kaybına yol açtı. Şimdi şirketi güçlendirecek ortaklıklara yöneldik?ifadesini kullandı.
Erkekleri de giydirecek
IMG şirketiyle Asya pazarlarında satışı yapılacak olan aksesuvar ve diğer ürünler için bir anlaşma imzalayan Playboy, bu sayede satışlarının ciddi bir ivme kazanacağına inanıyor. İmzalanan anlaşma sayesinde özellikle Hindistan ve Çin'de büyüyeceklerine dikkat çeken Flanders, ABD'de ağırlıklı kadınlar tarafından tercih edilen giyim kolumuz, Asya pazarında erkekler için de seçenekler sunacak. Ayrıca daha yenilikçi televizyon programları ile çiftleri ekran başına toplamayı hedefliyoruz?diye konuştu. Dördüncü çeyrekte 28.6 milyon dolar zarar eden şirketin 2009 yılındaki zararı ise 157.2 milyon dolar olmuştu.
Hürriyet
Sektörden
Matmazel Hettie... Genç Cumhuriyet'in devrim günlerinin vazgeçilmez siması... Kadının sosyal yaşamda yerini almasında örnek gösterilen bir isim... Kendisi 1902'de Çanakkale'de şimdiki Güzel Sanatlar Galerisi olarak kullanılan tarihi binada dünyaya gelmiş... Asıl adı Henriette Beatrice Grech. İngiliz baba Alfred Charles Grech ve Rum anne Marie Westbury'in tek kız çocuğu. Gerçi adının okunuşu Hettie, ama kulaktan kulağa Kety olup çıkmış. Yıllar sonra Matmazel Kety, Madam Kety'ye dönüşmüş. Baba Alfred, Çanakkale'deki İngiliz Konsolosluğu'nda çalışıyor ve deniz ticareti yapıyor. Aile Çanakkale Savaşı'nda Türk ordusuna yardımları ile tanınıyor. Serüven dolu bir hayatı var. Cumhuriyetin ilk yıllarında kentte atla dolaşan, balolara katılan modern bir kadın. Hiç evlenmemiş. Hatta Cumhuriyet balolarından birinde Mustafa Kemal'le bile dans ettiği rivayet ediliyor. 1940'lardan sonra o ihtişamlı yaşama gölge düşmüş. Hemen her akşam atla dolaştığı İngiliz Bahçesi'nin (Şimdiki Halk Bahçesi) sahibi Bacon'un vefatının ardından bahçeye belediye el koymuş. Bayan Hettie 1952'de de, birlikte yaşadığı annesini kaybetmiş. 1976-80 yılları arası Hettie için yaşam tam bir kabus olmuş. Evi ikinci derece tarihi eser kapsamına alınmış. Yaşlanan ve sağlığı bozulan Matmazel Hettie İngiliz Konsolosluğu'nun yardımıyla İstanbul'daki Vatan Hastanesi'ne yerleştirilmiş ve 81 yaşında yaşama veda etmiş.
İKİ YIL OFLUOĞLU BAKTI
Bu zaten birçok kişinin bildiği hikayeyi neden yazdım Çünkü 1983'te ölen Bayan Hettie'nin yattığı hastanenin sahibi, bugünün Universal Hospitals Group Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu... Şimdi size işadamı Ofluoğlu'nun ağzından Bayan Hettie'ye ölmeden önce son iki yıl bakmasının ve bugün onun ismiyle butik otel zinciri kurmasının hikayesini aktaracağım.
-Sizin hastanenize nasıl yatmıştı
Tepebaşı'ndaki hastanemde 1981'de, bir gün başhemşire odama geldi ve 'Burada bir hanım yatıyor. İngiliz Konsolosluğu bir süre önce yatırdı. Borcu çok birikti, 420 bin lira oldu' dedi yanlış hatırlamıyorsam. Ben de düşündüm, 80 yaşında bir kadın, 'Birine de ben baksam ne olur' diye ve gittim hanıma, 'Veremiyorsan önemli değil. Biz sana bakarız' dedim. Başhemşireye de 'Bu hanıma iyi bak' dedim. Zamanla daha sonra öğrendim ki Çanakkale Savaşları'nda ailesi bize o kadar yardım etmiş ki anlatamam. Ardından bir de talimat verdim, her hafta sonu Kumkapı'ya götürüp balık yedirip getiriyorsunuz dedim. Benim ailemden de orada ölen oldu. Çanakkale'nin benim için manevi değeri çok yüksek.
-Mirası size nasıl kaldı
Bir gün Çanakkale'ye işim düşünce Bayan Hettie'nin her gün bahsettiği hikayeleri bir soruşturayım dedim. Girdim tapu dairesine, 'Bir hanım var. Bir şey atıyor tutuyor. Gelmişken sizi sorayım' dedim. Oradaki memur hemen tanıdı ve Derme çatma bir vekalet geldi. Şu anda işlem yapılıyor. Nereden geldi, nasıl geldi bilmiyorum. Eğer ondan vekaleti alırsan, biz bunu dondururuz. Buralar, şuralar onun dedi. Anladım ki anlattıkarı gerçekmiş. Oradan çıktık. Kendisinden vekaleti aldık ve mülklerin bir kısmını kurtardık. Bayan Hettie dedi ki bir gün 'Ben bunları size bırakmak istiyorum'. Ben de 'Bunları istemiyorum' dedim. 'Yakınlarınızı arayalım' diye teklif ettim. 'Kimsem yok' dedi. Haklarını koruduğumuz için bize verdi.
-Ölümünün ardından neler yaşadınız
Çanakkale'de 4 dairesi vardı. Onlar bize kaldı. 1983'te vefat etti. Tabutunu yaptırdım. Mezar yerini satın aldım ve çok güzel bir mezar yaptırdım. Feriköy'de parmağında çok değerli bir yüzüğü ile birlikte gömdük. 1-2 ay geçtikten sonra bana Grech ailesinin son ferdi diye bir mektup geldi, İngiliz Kraliyet Sarayı'ndan, İngiltere'de kalan mirasını almam için beklediklerini belirtiyorlardı. Oraya gidip de İngiltere'dekileri almak istemedim. Çünkü o benim hakkım değildi. Ne olduğunu bile bilmiyorum. Sanırım Kraliyet Ailesi'ne kaldı
TÜRKİYE ve yurtdışında 83 sağlık kuruluşu sahibi olan Azmi Ofluoğlu'nun otel işine girmesinin asıl nedeni kızı Aslı... Beş çocuğundan biri olan Aslı doktor olmak istemeyince, onun için turizm işine soyundu. Ofluoğlu iki yıl önce adım attığı Hotel Hettie butik oteller zincirini ilk halkası Karaköy binasını yılbaşında hizmete soktu. İkincisi önümüzdeki aylarda Çanakkale'de, ardından üçüncüsü ise Didim'de açılacak. Ofluoğlu, Karadenizli olduğumuz için otel işine çok sıcak bakmıyorduk. Ama Aslı, bütün çabalarıma rağmen doktorluğu değil de, iç mimarlığı meslek olarak seçince, onun çalışabileceği bir iş alanı yaratmak istedim. Diğerleri bizim hastanelerde çalışıyor, o da bizim işimizde çalışsın diye ona butik otel zinciri kurmaya karar verdim diye anlatıyor.
Ticari Projeler
Yenilenebilir enerji ve atık yönetimi alanlarına yatırım yapacak olan Ulusoy, şirketlerini Ulusoy Uluslararası Yatırım Holding çatısı altında birleştirdi. Lojistikte Avrupa'nın önde gelen firmalarından Belçika merkezli Ziegler'le ortaklık kurdu.
Yeni yatırım hedefleriyle birlikte Ulusoy Holding'deki ayrılık sürecini değerlendiren Ulusoy, Ayrılmamızın sebebi kurumsallaşamamız. Aile şirketi olarak profesyonel yöneticilere yer veremedik. Ağırlıklı olarak aile bireyleri yönetimdeydi. Bu sebeple de fikir ayrılıkları yaşadık. Biz köklü bir aileyiz. Değerlerimize çok bağlıyız. Bu ayrılık üç kişinin ortak mutabakatıyla oldu?dedi.
Bugün gelinen noktada ayrılıktan dolayı bir pişmanlık yaşanmadığını belirten Ulusoy, her birimiz yeni yatırımlar yapıyor ve yeni istihdamlar yaratıyoruz?diye konuştu.
Paylaşım sırasında Ulusoy otobüslerinin de son ana kadar kendilerinde kalacağını söyleyen Ulusoy, Protokole kadar otobüs bizde kalacaktı. Ancak alınan ortak bir kararla Saffet Amcam'da kaldı. Otobüs işinin kuran ve büyüten benim rahmetli babam. Bu nedenle çok üzüldüm. Ancak ailenin selameti açısından herkes ortak mutabakatla üzerine düşen fedakI¢rlığı yaptı?dedi.
Bu ayrılığın Ulusoy ailesinde ilk ayrılık olmadığını da açıklayan Ulusoy, babam ve kardeşleri 1960'lı yıllarda da paylaşım yaparak yollarını ayırmışlar. Önce babam İstanbul'a gelmiş. Ardından Saffet ve Yılmaz Amcam. 1980'li yıllarda tekrar bir araya gelmişler?diye konuştu. Ulusoy, grubun ayrılık sürecinden yeni yatırım hedeflerine kadar Milliyet'in sorularını yanıtladı.
Paylaşım sırasında neden lojistiği seçtiniz
Lojistik önü açık bir sektör. ABD'de bu sektörün büyüklüğü 5 trilyon dolar. Türkiye'de ise 15-20 milyar dolarlık bir büyüklüğü sahip. Yani önü açık ve alınacak çok yol var. Bu alanda yola çıkarken Belçika merkezli Ziegler'le ortaklık kurduk. Bu grup Türkiye'nin önemine ve gücüne inanıyor. Onlarla mevcut yapı üzerinden değil yeni bir şirket kurup ortak olduk.
Yeni alanlara girmeyi planlıyor musunuz
Şu anda şirketlerimizi Ulusoy Uluslararası Yatırım Holding çatısı altında birleştirdik. 10 şirkete ulaştık. İlk olarak geri dönüşüm ve atık şirketi kurduk. Neden Çünkü bu iş de lojistikle alakalı.
Atıkları taşıyor, depoluyor, ayrıştırıyor ve tekrar taşıyorsunuz. Bu şirketle büyük sanayi kuruluşlarının atıklarının geri dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Bu şirketimizin ciro hedefi 50 milyon dolar. Bir diğer yatırımımız da enerji alanında olacak. Yenilenebilir enerji konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Yabancı bir firmayla bu alanda ön protokol imzaladık. RüzgI¢r santralı kurmayı planlıyoruz.
Grup nasıl bir büyüklüğe ulaştı
Şu anda 10 şirketimiz ve 600'ün üzerinde çalışanımız var. Yeni dünya düzeninde çevreci şirketlerin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Bu nedenle böyle bir konumlanmamız var. TÜSİAD'DA AKTİF GÖREV ALMAKTAN GURUR DUYARIM
Siz TÜSİAD'ın yedek yönetimindesiniz. Yedek yönetim listesinde sizin gibi ikinci kuşak ve genç üyeler var...
TÜSİAD çok önemli bir dernek. Dernek bünyesinde çok tecrübeli abilerimiz, amcalarımız var. Türkiye'nin geçmişine yön vermiş kişiler bunlar. Sizin de söylediğiniz gibi yeni yapılanmada gençler ön planda. Gençlerin hayata bakışı ile büyüklerimizin tecrübeleri iyi bir harmoni oluşturuyor. Şu anda yedek yönetimde görev alıyorum. İlerleyen dönemlerde yönetimde aktif olarak görev almaktan gurur duyarım. Ninjitsu ve Aikido yapıyor
İş dışında ilginç uğraşları da olan Alican Ulusoy, uzakdoğu ve motor sporlarına düşkün. Dünyadaki en gelişmiş dövüş sporlarından aikido ve ninjitsu ile uğraşan Ulusoy, kickboks da yaptığını söyledi.
Ninjitsunun, vuruş, fırlatma, yerde kontrol ile sopa, kılıç gibi aletlerin kullanma tekniklerinin öğretildiği bir dövüş sanatı olduğunu belirten Ulusoy, bu tip sporlara özel bir felsefeye sahip oldukları için ilgi duyduğunu kaydetti. Öte yandan annesi ve babasının resme düşkün olduğunu ifade eden Ulusoy, kendisinin de resim koleksiyoneri olduğunu anlattı. KÖKLÜ BİR AİLENİN AYRILIK ÖYKÜSÜ
?azot kokusuyla büyüdüm, otobüsün bizde kalmamasına çok üzüldüm'
Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy'un 1937'de aldığı bir otobüsle temelini attığı, Türkiye'nin köklü şirketlerinden biri haline gelen Ulusoy Holding için 2008 ayrılık yılı oldu. Aile arasında yaşanan anlaşmazlık ayrılıkla sonuçlanırken, şirketler iki kardeş Saffet Ulusoy ve Yılmaz Ulusoy ile yeğenleri Alican Ulusoy (Cemal Ulusoy'un oğlu) arasında 3'e bölündü. Bu ayrılıkta otobüs grubu Saffet Ulusoy'da, turizm grubu Yılmaz Ulusoy'da lojistik grubu da Alican Ulusoy'da kaldı.
Aile içindeki bu ayrılığın sebebi neydi
Ayrılmamızın sebebi kurumsallaşamamız. Aile şirketi olarak profesyonel yöneticilere yer veremedik. Ağırlıklı olarak aile bireyleri yönetimdeydi. Bu sebeple de fikir ayrılıkları yaşadık.
Biz köklü bir aileyiz. Değerlerimize bağlıyız. Bu ayrılık üç kişinin ortak mutabakatıyla oldu. Ayrılık süreci UN Ro Ro'nun satış süreciyle başladı. Bu şirket İtalya'ya taşımacılık yapan çok büyük bir şirket. 150 ortağı vardı. En büyük hissedarı Ulusoy ailesiydi. Görüşmelerin ardından ortakların yüzde 100'ü satış kararı aldı. Ancak bir süre sonra satışını istemeyenler ortaya çıktı. Bunlar arasında amcam Saffet Ulusoy da vardı. Böylece ister istemez kendi içimizde fikir ayrılıkları oldu. Aile içinde uyumsuzluk, anlaşmazlık çıktı.
Ayrılıkta üçüncü kuşağın etkisi var mı
Babam 1989 yılında vefat etti. Üç dört yaşından beri şirkete gidip geliyordum. En alt kademelerinde çalışmaya başladım. Holdingde babamı temsilen yönetimdeydim. Üç eşit ortaktık ve uyum içindeydik. Bir süre sonra amca çocukları devreye girdi. Üçüncü kuşağın holdingde nasıl konumlanacağı konusunda bir takım fikir ayrılıkları ortaya çıkmaya başladı. Böyle olunca paylaşım yapıp yolları ayırmaya karar verdik. Bunu da sulh içinde sükI»netle gerçekleştirdik.
Paylaşım sonucunda ?eşke böyle olmasaydı' dediğiniz bir karar var mı
Paylaşım sonucunda otobüs grubu Saffet Amcam'da turizm grubumuz da Yılmaz Amcam'da kaldı. Lojistik de bizde kaldı. Ben mazot kokusu içinde büyüdüm. Bu nedenle hem otobüsü hem de lojistiğin bizde kalmasını istemiştim. Protokole kadar otobüs bizde kalacaktı. Ancak alınan ortak bir kararla Saffet Amcam'da kaldı. Otobüs işinin kuran ve büyüten benim rahmetli babam. Bu nedenle çok üzüldüm. Ancak ailenin selameti açısından herkes ortak mutabakatla üzerine düşen fedakI¢rlığı yaptı.
Pişman mısınız
Pişman değilim. Çünkü bu paylaşımı ortak bir kararla yaptık. Herkes kendi iş alanlarında yatırımlara devam ediyor. Yeni istihdamlar yaratıyoruz. Her zaman amcalarımın ziyaretine giderim. Aile ilişkilerimiz devam ediyor. İnşallah da her zaman böyle devam eder. Ancak ne ayrılıklar ne de birleşmeler hiç kolay olmaz. Bu bir süreçtir. Bunu hazmetmek gerekir. Zaten bu ilk ayrılık da değil.
Daha önce de ayrılık yaşanmış mıydı
Dedem Hacı Mehmet Bahattin Ulusoy, 1950'li yıllarda işleri bütünüyle çocuklarına bırakmış.
1960'lı yıllarda da kardeşler bölgesel yönetimde paylaşım yapmışlar. Amcalarım Saffet Ulusoy Trabzon'nda kalırken, Yılmaz Ulusoy Samsun'a, babam Cemal Ulusoy ise İstanbul'a yerleşmiş. 1980?i yıllarda da Saffet Amcam ve Yılmaz Amcam İstanbul'a gelip babamla üçlü yapıyı yeniden kurmuşlar.
Eylem Türk-Milliyet
Ticari Projeler
İstanbul'un kültür yaşamının en önemli mekI¢nlarından olan Alkazar, geçtiğimiz cuma günü vizyona giren Aşk Dersi filmiyle perdelerini kapatacak. Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nizam Hışım, Beyoğlu'nun en karakteristik mimarilerinden birine sahip olan Alkazar'ın sinema sektörünün yaşadığı krizden etkilendiğini söyledi. Beyoğlu'ndaki binaların ve tarihi dokunun korunması için çabaladıklarını kaydeden Hışım, Alkazar'ın binasını Beyoğlu Müzesi adıyla, kültür ve sanat galerisi olarak kullanmayı planladıklarını belirtti. Hışım, Burayla ilgili bir proje içine girdik. İlk hedefimiz, buranın Beyoğlu Müzesi olması. Beyoğlu'nda bunun için malzeme çok. Yeter ki bize destek verilsin.
Recai Kömür-Sabah
Ticari Projeler
Wall Street Journal'ın haberine göre Blackstone, Hilton'un 20 milyar dolar borç yükünün 4 milyar dolarlık kısmı için yeniden yapılandırma anlaşması sağladı. Güvenilir kaynaklara dayandırılan haberde Blackstone'nin anlaşma kapsamında Hilton'a 800 milyon dolarlık özkaynak aktarımında bulunacağı da ifade edildi.
Sabah
Ticari Projeler