Nisan ayında üretici fiyatları %0,1 geriledi


ABD'de nisan ayında üretici fiyatları beklentilerin aksine yüzde 0,1 düştü.

Çalışma Bakanlığı, geçen ay üretici fiyatlarının yüzde 0,1 düştüğünü, enerji ve gıda hariç çekirdek üretici fiyatlarının ise yüzde 0,2 yükseldiğini açıkladı. Üretici fiyatların ve çekirdek üretici fiyatların yüzde 0,1 artması bekleniyordu.
Üretici fiyatları önceki ay yüzde 0,7 ve çekirdek üretici fiyatları ise yüzde 0,1 artmıştı.

Bu arada Ticaret Bakanlığı, yeni konut inşaatlarının geçen ay beklentilerin üzerinde yüzde 5,8 artarak yıllık bazda 672 bin olduğunu açıkladı. Bu, Ekim 2008'den bu yana en yüksek oran oldu. Yeni konut inşaatlarının 650 bin artacağı tahmin ediliyordu.

İnşaat ruhsatları ise yüzde 11,5 azalışla 606 bin olarak, Ekim 2009'dan bu yana en düşük seviyeye indi. İnşaat ruhsatlarının 680 bin olması bekleniyordu.

(AA)

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Yaz geldi proje yarışı başladı


Konut’ta baharla birlikte başlayan hareketlilik, yazın gelmesiyle daha da hızlandı. Mayıs’ın ilk yarısında inşaat şirketleri birbiri ardına konut projelerini satışa sunarken, bir çok konut üreticisi mayısın ikinci yarısınndan itibaren yeni projelerini piyasaya sunmaya hazırlanıyor.

İnşaat sektöründe mevsimsel olarak baharla birlikte başlayan hareketlilik, yazın gelmesiyle üst seviyeye çıktı. Konut üreticileri mayıs ayıyla birlikte birbiri ardına projelerini satışa sunmaya başladı. Nisan sonu ve Mayıs başında satışa sunulan projeler, Esenyurt, Kartal, Güneşli, Beylikdüzü ve Ispartakule’de yoğunlaşıyor. Yeni satışa sunulan projeler içinde hemen hemen her gelir grubuna yönelik konuta rastlamak mümkün. Düşük gelir grubuna yönelik projeler arasında Fiyapı’nın Beylikdüzü’ndeki 37 bin liradan başlayan Fi-life, Dumankaya İnşaat’ın Tuzla’da 51 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunduğu Adres Lobi ile Özyurtlar İnşaatın Esenyurt’ta 57 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunduğu Ntowers dikkat çekiyor. Mayıs’ın ikinci yarısından itibaren de yeni konut projeleri satışa sunulacak. Belçikalı Extensa Grup Bomonti’de Bomonti apartman projesini mayısın ikinci yarısında satışa sunmaya hazırlanırken, Albayrak Yapı Grubu Pendik Kurtköy’de Park Suites projesini 17 Mayıs’ta satışa sunacak. Sinpaş GYO Samandıra’da Sinpaş Lagün projesinin yanı başında yeni bir projenin hazırlıklarını sürdürürken, Efektif Gayrimenkul’de Kağıtha’ne’de Blox Haliç projenin bir benzerini yapmak için hazırlıklıklarını sürdürüyor.

İhlas, Bizimevler’i üçledi
Ispartakule’de 724 konutluk Bizimevler- 1’i tamamlayıp satan, ardından 522 konutluk Bizimevler 2’yi de bitirme aşamasına gelen İhlas İnşaat, aynı bölgede 676 dairelik Bizimevler 3’e start verdi. Bizim Evler- 3 projesindeki dairelerin fiyatı 130 bin liradan başlıyor. Proje, İhlas İnşaat Grubu, Emlak Konut GYO ile ‘arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi’ olarak hayata geçirecek. Toplam arsa alanı 57 bin 133 metrekare büyüklüğünde olan projenin toplam inşaat alanı ise 85 bin 700 metrekare. Projede 76 adet 1+1, 236 adet 2+1, 220 adet 3+1, 144 adet 4+1 konut yer alacak. Projedeki konutlar 2011 sonunda sahiplerine teslim edillecek. İhlas İnşaat aynı bölgede 4. proje için de hazırlıklarını sürdürüyor.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

TOKİ'ye Suriye'den sonra Cezayir ilgisi


Cezayir Konut ve Şehircilik Bakanı Musa, Cezayir'de uygulanacak 1 milyon konut yapımını öngören projenin, TOKİ ile görüşmeler sonuçlanıncaya kadar durdurulduğunu bildirdi.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir'in resmi davetlisi olarak Türkiye'de bulunan Cezayir Konut ve Şehircilik Bakanı Nureddin Musa, Toplu Konut İdaresini (TOKİ) ziyaret ederek, Başkan Erdoğan Bayraktar ile görüştü.

Bakan Musa, Cezayir'de uygulanacak 1 milyon konut yapımını öngören projenin, TOKİ ile görüşmeler sonuçlanıncaya kadar durdurulduğunu bildirirken, TOKİ Başkanı Bayraktar, ''artık dünyaya proje ve deneyim pazarladıklarını'' belirtti.

TOKİ'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de 11 Mayıs'tan beri resmi temaslarda bulunan Cezayir Konut ve Şehircilik Bakanı Nureddin Musa, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir ile dün imzalanan ''iki ülkenin konut, şehircilik ve inşaat alanlarında işbirliğinin teşvikine yönelik mutabakat zaptının'' ardından, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ı ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Görüşmede, Cezayir'de artan konut ihtiyacına dikkati çeken Bakan Musa, 5 yılda 1 milyon konut yapımı için harekete geçtiklerini açıklarken, ancak hazırlanan programda bazı yetersizlikler olduğunu fark ettiklerini, bu konuda TOKİ ile işbirliğine, tecrübe paylaşımına ihtiyaç duyduklarını belirtti. Musa, TOKİ ile yapılan görüşmeler sonuçlanıncaya kadar söz konusu programı durdurduklarını açıkladı.

İşbirliğinde vakit kaybetmek istemediklerini kaydeden Bakan Musa, TOKİ Başkanı Erdoğan'ın, ''Bazı ülkelerde yaşanan depremden sonra TOKİ'nin bu ülkelere konut yapımında destek verdiğini'' hatırlatması üzerine, ''Cezayir'de konut yapmak için depremi beklemeyin'' şeklinde espri yaptı.

''TOKİ, TÜRK MİMAR, MÜHENDİS VE İŞÇİSİNİN EMEĞİ''
TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ise TOKİ'nin dünya çapında işlere giriştiğini ve yüzünün akıyla bunları tamamladığını belirterek, özellikle deprem sonrası Pakistan ve Endonezya'da yapılan konutları buna örnek olarak gösterdi. Bayraktar, bir grup TOKİ uzmanının Cezayir'e gönderilmesini önererek, ortak ekibin çalışmasının sonucuna göre ortak projeler geliştirilebileceğini kaydetti.

Türkiye'de yapılan toplu konut projelerini incelemek için son zamanlarda çok sayıda ülkeden heyet geldiğini anlatan Bayraktar, konut sektöründe alınan mesafenin, dünya çapında ilgi çekmesinden gurur duyduklarını ifade etti.

''TOKİ modelinin yüzde 100 yerli bir proje'' olduğuna işaret eden Bayraktar, açıklamaya göre, konuşmasında şu bilgiyi verdi:

''Konut yapılacak arsanın tespitinden uygulamanın bitimine kadar geçen tüm aşamada Türk mimar, mühendis ve işçisinin emeği var. Anlaşılan o ki ülke olarak toplu konut alanında ortaya koyduğumuz başarılar sınırları aştı ve dünyanın ilgisini çekmeye başladık. Bizi ziyarete gelen yabancı heyetlerin TOKİ'yi yakından takip ettiklerini ve konu hakkında geniş çalışmalar yaptıklarını görüyoruz. Memnuniyetle belirtmek isterim ki; Türkiye artık konut sektöründe proje ve deneyim ihraç edecek duruma gelmiştir.''

Konut çalışmalarından dolayı başta Birleşmiş Milletler olmak üzere pek çok ulusal ve uluslararası kuruluştan ödül aldıklarını hatırlatan Bayraktar, bütün bunların da elde ettikleri başarının ''tesadüfi'' olmadığının bir kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.

Açıklamada, TOKİ'yi daha önce IMF, İtalya, Fransız, ABD ve Suriye heyetlerinin de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldığı hatırlatıldı. Suriye, TOKİ ile konut üretimi konusunda işbirliği yapmak istediği teklifini iletmişti.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Yeni köprü, emlak fiyatlarını nasıl etkileyecek?


3. köprü güzergahları açıklandı, şimdi gözler bu yeni bölgelerdeki arsa ve ev fiyatlarına çevrildi...

İstanbul Boğazı'na yapılacak üçüncü köprünün yeri belli oldu, pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi.

Köprü ile ilgili bağlantı yolları kesinleştikten sonra, özellikle arsa fiyatlarında artış yaşanacağı öngörülen bölgede arsa ve emlak fiyatları nasıl seyrediyor?

Garipçe-Poyrazköy arasına konumlandırılacak olan 3. köprü projesi ile yeşil alanların tahrip edilerek, söz konusu bölgelerin doğal görünümünü bozacağı konuşuluyor.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, güzergah seçiminin orman değeri düşük alanları göz önünde bulundurularak yapıldığını açıklamıştı.

Yeşil alanların olumsuz etkilenmemesine dikkat edildiğini, orman arazisinin bir çok kısmının artık orman vasfını yitirmiş araziler olduğunu söyleyen Yıldırım, ağaçlar boş olan kömür ocaklarına nakledileceğini belirtti.

Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul'un batı sınırında, Kınalı mevkisinde TEM Otoyolu Kavşağı'ndan başlıyor, kömür ocakları mevkisini kat ediyor, İstanbul Boğazı'nı ise 1275 metre ana açıklığı olan bir asma köprü ile geçiyor.

Garipçe-Poyrazköy hattında özel arazi oranı yüzde 16, orman arazisi yüzde 48, 2B'li alan yüzde 11, Hazine arazisi yüzde 16, askeri bölge yüzde 11 düzeyinde bulunuyor.

Güzergahının yüzde 70'i kamu arazileri içinden geçecek. Bu bölgede kamulaştırılacak bina sayısı ise 222.

6 milyar dolara mal olacak, yapımı bittiğinde dünyanın en büyük 11. asma köprüsü olacak 3. köprü için uzmanlar ne diyor? Bölgenin şu anki emlak fiyatları nasıl? Proje ile nasıl bir artış bekleniyor...

BÖLGENİN EMLAK FİYATLARI NASIL?
RE/MAX Gayrimenkul Danışmanı Tülin Özüçler, bölgenin emlak fiyatları hakkında bilgi verdi.

Örneğin; Zekeriyaköy ve Demirciköy civarında arsa metrekare fiyatı 200 ile 400 dolar arasında değişiyor. Villaların fiyatları 400 bin dolardan başlıyor ve 1 milyon dolara kadar alıcı buluyor.

Çatı ve dubleks katları ise 200 bin ile 400 bin dolar arasında... Bölgede kiralar ise 2 bin 500 TL'den 5 bin TL'ye kadar çıkıyor.

Rumeli Fener yolu ve Siteler Bölgesi incelendiğinde; ara kat, bahçe ve çatı dubleks dairelerin satış fiyatı 250 bin - 500 bin TL. Kiralar, bin ile 2 bin TL arasında değişiyor.

Rumeli Feneri'ndeki arsaların metrekare fiyatları ise - imarlı ve imarsız oluşu göz önünde bulundurularak - 100 TL'den başlıyor, 250 TL'ye kadar artış gösteriyor.

3. köprü ile ilgili bağlantı yolları kesinleştikten sonra, özellikle arsa fiyatlarında bir artış bekleniyor. Ancak bu artış, sanıldığı gibi çok üst seviyelerde olmayacak. Çünkü bölge zaten özellikleri nedeniyle belli bir rayicin üzerinde seyrediyor.

Bölge, gelişmeye oldukça müsait. Köprü kararı açıklanmadan önce de Zekeriyaköy ve Rumeli Fener yolu üzerinde bir çok yeni proje başlamıştı. Örnek vermek gerekirse; Eczacıbaşı'nın büyük projesi uzun süredir beklemede...

Çayırbaşı Tüneli'nin yapılması da bölgenin daha da değerlenmesi açısından oldukça önemli.

Öte yandan, söz konusu köprünün, buradaki süregelen yaşam şeklini nasıl etkileyeceği ise soru işareti... Çünkü bölgenin tercih edilmesinin en önemli sebebi, sakin, sessiz ve doğayla içiçe bir yaşam olanağı sunması, ayrıca yapılaşmadaki düzen...

Yeni köprünün bölgeye neler getireceği, nasıl bir değişime gidileceği ise merak konusu...

GARİPÇE VE POYRAZKÖY NEREDE YER ALIYOR?
İkisi de küçük bir balıkçı köyü... İkisi de birer doğa harikası...

Sessiz, sakin, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, kafa dinlemek isteyenler için ideal. Mavi - yeşil bir cennet sunan bu iki köy, hafta sonu kaçamaklarının ve balıkçıların adresi...

Garipçe; İstanbul Boğazı'nın Karadeniz girişinde yer alan, Rumeli Kavağı ile Rumeli Feneri arasında yer alan; Sarıyer ilçesinin ise 9 köyünden biri... İlçeye 10 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Beykoz ilçesinde bulunan Poyrazköy ise Karadeniz'e en yakın yerleşim yerlerinden biri.

"KÖPRÜ PROJESİNDEN ÖNCE İSTANBUL'UN NÜFUSU TARTIŞILMALI"
Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Akademik Kurulu Başkanı Yard. Doç. Dr. Ömer Faruk Kültür de, 3. köprünün yapılıp yapılmaması sorusundan önce bölge ve ülke planında, devlet politikası nedir, ne olmalıdır, onun araştırılması gerektiğini söyledi.

"İstanbul'un ve diğer illerin nüfusu ne olmalıdır? Bu konular açıklığa kavuşturulmalı." diyen Kültür, şehrin nüfusunun 2 katına çıkarılma isteğinin olduğunu ve bunun da son derece olası sonuçlar düşünüldüğünde, son derece yanlış olacağını belirtti.

Kültür, konuya ilişkin şöyle bir değerlendirmede bulundu:

15 MİLYONDAN 30 MİLYONA
"Son zamanlarda bazı devlet ve yerel yönetim kurumlarının yaptığı gibi İstanbul'a yeni nüfus çekecek işlemler yapılarak 15 milyon olan nüfus 30 milyona çıkarılmak istendiği anlaşılıyor. Bu durumda değil 3. köprünün, 6. köprünün yerini şimdiden araştırıp bulmak gerekiyor.

Peki bu doğru mu? Kanaatimce yanlış...

Çünkü İstanbul; tarihi, coğrafi, topografik, ekonomik ve stratejik açıdan bakıldığında ancak 7.5 milyonun yaşadığı bir şehir olmalı.

Tarihi açıdan değerlendirildiğinde;
İstanbul asırlardır üç büyük medeniyete beşiklik etmiş eşsiz bir tarihi şehir. Bugün nüfus baskısından dolayı bu tarihi öneme haiz yapılar tehdit altında bulunuyor. Bütün insanlığın ortak mirası İstanbul'da barınıyor. Kontrolsüz nüfus artışı yüzünden bunların yok olmasına sebep olmak büyük suç... Bugün sur içi diye tarif edilen bölge, tarihi sit alan olarak ele alınıp, bir plan dahilinde tarihi yaşamak isteyenlere hizmet eden bir bölge olmalı. Bunun dışındaki faaliyetler başka bölgelere kaydırılmalı.

Ekonomik açıdan ele alındığında;
Şehirlerde nüfus arttıkça hayat pahalılaşıyor ve nüfus artıyor. Aynı malı, daha avantajlı şehirde daha az maliyetle üretmek mümkün olabilir. Bu durumda firmaların rekabet şansı kalmıyor. İnsanlar mutsuz oluyor, iş sahaları giderek kapanıyor. Su getirme, trafik sorunlarını çözme maliyetleri artırıyor. Bugün Anadolu'daki bir çok şehir, nüfus azlığından ötürü iflas etmiş durumda. Devletin yaptığı yatırımların çok çok altında vergi geliri toplanıyor. Bu da o şehirdeki, hem yoksulu hem de zengini etkiliyor. Yoksul iş bulabilmek için; zengin de daha çok kazanmak için göç etmek zorunda kalıyor.

Çevre açısından bakıldığında;
Doğal alanlar yok oluyor ve temiz hava kalitesi giderek bozuluyor. Yeni yollar yapmak için yeşil alanlar, asfalt ve betona dönüştürülüyor. Şehre su getirmek için uzun mesafelerden kanallar açıp, barajlar terfi istasyonları inşa etmek gerekiyor. Eksoz ve toz, insan sağlığını tehdit ediyor.

Topografik açıdan incelendiğinde;
İstanbul'un topografik yapısı çok engebeli olduğu için kış şartları ağır geçiyor. Düz ve iklimin sert olmadığı yerlere göre dezavantajlı... Yerleşim yerlerinin yoğun olması, problemleri çözmüyor. İnsanlar işlerine gidemiyor, bu nedenle bir çok şey aksıyor.

Stratejik açıdan ise;
Ülke nüfusunun dörtte birinin bir tek şehirde barınması bütün yumurtaların tek kefeye konmasıyla eşdeğer. Herhangi bir doğal afette veya savaşta ülkenin onarılamaz yaralar almasına sebep olur."

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Mekanın Enerjisi


Feng Shui, bugün tüm dünyada olduğu gibi, kadim Çin’de de mekan düzenlemelerinde ve yer seçimlerinde kullanılan bir disiplindir.

Feng Shui, bugün tüm dünyada olduğu gibi, kadim Çin’de de mekan düzenlemelerinde ve yer seçimlerinde kullanılan bir disiplindir. Doğada varolan evrensel yaşam enerjisinin mekanları düzenleyerek harekete geçirmenin inceliklerini ve kişiye özel olanaklarını öğretiyor. Feng, Rüzgar, Shui ise Su demek. Bu disiplinin amaçlarının içinde, doğa döngülerine ve toprağın enerjilerine uyumlu insan ve yaşam birimleri yaratmak yer alıyor. Bu uyumu sağlamakta kullanılan Chi enerjisinin hem yin ve yang değeri, hem de elementler ile 5 fazı bulunmakta.

Bu fazlara biz Ateş, Toprak, Metal, Su ve Ağaç diyoruz. Yin daha edilgen, çekinik, yumuşak değerleri ifade ederken, Yang daha aktif, girişken ve sert değerleri ifade etmekte. Tüm bu enerji motiflerinin ve değerlerinin etkinliği, bir araya geldiği amaç, kişi ve eşyalar ile de güç kazanmakta. Bu yüzden mekanlarımızı oluşturan değerlere karar veren bizlerin ne düşündüğü, nerede ve nasıl uyguladığı, ne ile uyguladığı ve kim için uyguladığı çok büyük önem kazanıyor.

Uyumu oluşturan değerleri tanımlayan elementler aslında büyük sembolizmlere sahipler. Ağaç, ilkbahar evresini, Ateş yazı, Metal Sonbaharı ve Su‘ da Kış ‘ ı ifade ederken, Toprak ise, ara mevsimleri ifade etmekte. Bu yüzden bu mevsimler ile ilgili renklerde bizim için büyük önem kazanmakta.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]