Bu Konutlar Sahibinin isteğine göre dizayn edilecek


Garanti Koza, Çamlıca'da, satın alanların isteğine göre dizayn edilebilecek lüks dubleks konut projesi inşa edecek.

Çamlıca'da 9 bin metre karelik alan üzerine inşa edilecek olan 10 blokluk konut projesi, mimar Murat Tabanlıoğlu imzasını taşıyacak.

Geleneksel Türk mimarisi ve çağdaş çizgilerin sentezinden oluşacak projede yer alacak konutların en dikkati çekici yönü de satın alanların isteğine göre dizayn edilebilecek ve bahçe ve çatı dubleks alternatifleriyle satılabilecek olması.

Garanti Koza Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü İlkel, yeni projeleriyle ilgili olarak ''Murat Tabanlıoğlu gibi kendi alanında köklü bir gelenekten gelen, başarılı ve yaptıklarıyla adından söz ettiren bir mimar ile çalışacak olmaktan mutluluk duyuyoruz'' dedi.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Konut alımında tasarruf ön planda


Vatandaşlar, artık yakıttan ve ulaşım ücretlerinden tasarruf edebilecekleri konumdaki konutları tercih ediyor.

Eskişehir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Gazi Çelik, gayrimenkullerin üç yıl önceki fiyatlarından alıcı bulduğunu ve vatandaşların konut alması için iyi bir dönemde bulunulduğunu kaydetti.

Bankaların konut kredisi faizlerinde indirim yapmak için adeta birbiriyle yarışır hale geldiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

TÜRKİYE HİÇ BU KADAR AVANTAJLI BİR DÖNEM YAŞAMADI
''Yüzde 17-18 konut kredisi faiziyle konut satarken, şu anda yüzde 1'lerin altına düşen faizlerle ev satıyoruz. Türkiye, daha önce konut almak için hiç bu kadar avantajlı bir dönem yaşamadı. Gayrimenkule yatırım yapmak için iyi bir dönemin içindeyiz. Ülkede 500-600 lira arasında kira veren bir kişi, alacağı gayrimenkulün kredisini ödeyebilir. Yaz sezonuna girilmesinin ardından bu yıl inşaat sektöründe bir hareketlenme bekliyoruz.

İnşaat girdilerinde bir artış yaşanıyor. İnşaatlarda kullanılan demir fiyatlarında yüzde 50-60 oranından bir artış yaşandı. Demir dışındaki inşaat maliyetlerinden yüzde 20 oranında bir artış söz konusu. Buna paralel konut fiyatlarında bir artış yaşanmadı. Konut alımına talep az olduğundan girdiler konut fiyatlarına yansıyamıyor. Talebin artışıyla konuttaki girdilerin fiyatındaki artış, konut fiyatlarına yansıyacak.''

KONUT ALIMINDA TASARRUF ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI
Çelik, Eskişehir'de 1+1 bir evin fiyatının 40-65 bin liraya, 2+1'lerin 75-100 bin liraya, 3+1'lerin ise 90-130 bin liraya alıcı bulduğunu bildirdi.

''Kentteki 1+1 ev satışlarında önemli bir artış var. Bunun nedeni de Eskişehir'in üniversite kenti olması ve artık iki kişilik küçük ailelere sahip olmamızdır. Küresel ekonomik krizle birlikte konut ihtiyaçlarında da bir değişim yaşandı. Yakıt tasarrufu da 1+1 konut satışlarında bir artışa neden oldu. Vatandaşlar, yakıttan ve ulaşım ücretlerinden tasarruf edebilecekleri konumdaki konutları tercih ediyor. TOKİ'nin yaptığı konutlar ülkedeki arz-talep dengesini bozdu.''

GELİR VERGİSİ EV SAHİPLERİNİN BELİNİ BÜKÜYOR
Çelik, şu anki kira fiyatların ev sahipleri için iç açıcı seviye olmadığını belirterek, kentte 5 yıl önceki 500-600 lira olan kira fiyatlarının aynı seviyede bulunduğunu bildirdi.

Ev kiralarında yüzde 30'luk bir gevşeme yaşandığını anlatan Çelik, şunları kaydetti:

''Kiralık evler ev sahibi için bir dezavantaj oluştururken, kiracılar için bir avantaja dönüştü. Çünkü, ülkede sürekli bir konut artışı var. Çok hızlı şekilde evler yapılıyor. Kentte 1+1 sayısında da hızlı bir artış yaşandı. Öğrenciler 3+1 ev kiralayacağına, 1+1 ev kiralıyor. TOKİ'nin ülkede çok sayıda konut yapması da kiraların düşüşünde önemli nedenlerden biri. Böylece, 2+1 ve 3+1 evlerin kiraları da düşüyor.

Gelir Vergisi ev sahiplerinin belini büküyor. Ev sahipleri kiraya verdiği evin kirasını vergi dairelerine bildirmek zorunda. Evin, doğal afet sigortası ve temizlik vergisi var. Söz konusu giderlerin üzerine gelir vergisi de eklenmesiyle bir evi olan vatandaş, ikinci evi almıyor. Gelir vergilerine kota konulması gerekir. İki evi olan kişiyle 20 evi olan kişi aynı gelir vergisini vermemelidir. Bu yönde bir çalışma yapılmasını istiyoruz. Aksi halde gayrimenkul tercih nedeni olmaktan çıkacak.''

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Toprak, Aslanlı Köşk davasını kaybetti


İşadamı Halis Toprak'a ait İstinye'deki Aslanlı Köşk'ün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışının iptali istemiyle açılan davayı reddetti.

Sarıyer İcra Hukuk Mahkemesindeki duruşmada, davacı Halis Toprak ve vekili Bülent Akar, şirketler vekili Sevgi Gider Kocabaş, davalı Remzi Gür vekili Abdullah Buladı ve TMSF vekilleri Selda Ekinciel ile Ziya Özdemir hazır bulundu.

Duruşmada avukat Bülent Akar, mülkün yeniden kıymet takdirinin yapılmasına ilişkin taleplerini yinelediklerini belirterek, İş Bankası'nın dava konusu taşınmazda ipoteği olduğunu ancak satış ilanının bu bankaya tebliğ edilmediğini söyledi. Avukat Akar, bu nedenlerle ihalenin feshinin gerektiğini savundu.

Halis Toprak da diyeceklerinin sorulması üzerine önceki iddialarını tekrarladı.

Mahkeme Hakimi Abdurrahim Karabağ, şikayetçiler Toprak Seniteri ve Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, Halis Toprak ile oğulları Ahmet ve Mehmet Toprak tarafından 21 Nisan 2009 tarihinde yapılan Aslanlı Köşk'ün satışının iptali istemli davanın reddine hükmetti. Şirket adına verilen ret kararının, şirket avukatlarının davadan feragat etmeleri üzerine alındığı kararda belirtildi.

Hakim, Toprak İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş vekilinin satışın iptali istemiyle açtığı davayı reddetti.

Duruşma çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan iş adamı Halis Toprak, açtıklarını davanın mahkeme tarafından reddedildiğini ve temyize gideceklerini söyledi.

YABANCI ALICIYA 600 MİLYON DOLAR, TÜRK'E 140 MİLYON DOLAR
Toprak, Aslanlı Köşk'ün TMSF tarafından gerçek değerinden satılmadığını savunarak, "Değeri değil, beleş. Orası on kuruş ediyor. Bir kuruşa satsan tamam ama yarım kuruşa yarım" diye konuştu.
Aslanlı Köşk'ün değerinin yabancı alıcı olursa 600 milyon dolar, Türk alıcı için 140 milyon dolar değeri olduğunu ancak sadece 15 milyon dolara satıldığını öne süren Toprak, yine TMSF'nin el koyduğu Toprak Seniteri ve Turizm İşletmeleri A.Ş'nin 2008 yılı sonu bilançosunun da 394 milyon dolar olduğunu savundu.

Halis Toprak, "Ben devlete milyarlarca dolar vergi ödeyen adamım. 300 milyona ihtiyacı olan bir insan değilim ki. Ödeyebilirim ama yapmam. Bu acayip hususun ortaya çıkması lazım" diye konuştu.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Akyazı projesi için ilk adım atıldı


Trabzon'un Akyazı beldesinde yapılması planlanan stadyum ile sosyal ve sportif tesisleri kapsayan ''Akyazı Projesi'' için TOKİ görevlilerince denizde sondaj çalışmaları yapılıyor.

Beşirli mevkisi ile Akçaabat'ın Yıldızlı beldesi arasındaki sahil kesiminde yer alan Akyazı beldesinde, denizin doldurulması suretiyle yapılması planlanan Akyazı Projesi için TOKİ tarafından görevlendirilen ekiplerce denizde sondaj çalışmaları başlatıldı.

İncelemeler ve sondaj çalışmalarının ardından yapılacak etütlerle Akyazı Projesi'nin teknik altyapısının oluşturulacağına dikkati çeken Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, ''Toplu Konut İdaresi ile birlikte sporun beşiği Trabzon'un, UEFA standartlarında bir stada kavuşturulması, sosyal tesislerin yer alması ve yaşam alanlarının geliştirilmesi sağlanmış olacak'' dedi.

Stadyumun yanı sıra sosyal ve sportif tesisler, konaklama mekanları ile yeni otogarın yer alacağı Akyazı Projesi'nin dolgu çalışmasının TOKİ tarafından ihale edileceği öğrenildi.

JEOFİZİKÇİLERDEN AKYAZI UYARISI
Jeofizik Mühendisleri Trabzon Şubesi Başkanı Rıdvan Yanık, denizden 1 kilometre açıkta jeofizik sismik çalışma yapıldığını, ancak bu çalışma sonuçlarının kamuoyuna açıklanmamasının kafalarda soru işareti bıraktığını savundu.

Yanık, projenin yapılacağı Akyazı'da gözle görülür bir şekilde arazinin aşırı eğimli olduğunu, bölgede her an ''heyelan oluşma riski'' bulunduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Güneşlenme terası için falezleri kırdılar


Antalya kent merkezinde inşaatı tamamlanma aşamasına gelen otelin, müşterilerinin denize girmelerini ve güneşlenmelerini sağlamak amacıyla merdiven ve güneşlenme terası yapımı için falezlerde iş makineleriyle çalışma yapması üzerine belediye işlem başlattı.

Antalya Atatürk Stadı yakınlarındaki eski ANTBİRLİK Genel Müdürlüğünün arazisinde yapımı bitmek üzere olan bir otelin yönetimi, otel binasının önündeki falez kayalıklarını kırmak için bölgeye beton kırma makineleri getirdi. Makinelerle kırılan falez kayalıklarının üzerine çelik ve beton kullanılarak denize ulaşmak üzere merdiven ve güneşlenme terası oluşturuluyor.

''ANTALYA'YI HANÇERLEMEK''
Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen, zabıta birimine talimat vererek, yasal işlem yapılmasını istedi.

Evcilmen, otelin inşaat izninin alınmasının, planlamalarının yapılmasının 1996 yılında gerçekleştirildiğini, yapımına ise geçen yıl başlandığını belirtti.

Evcilmen, şunları söyledi:

''İlk aşamada 1996 yılında alınan izinle verilen haklarını kullanan otel, ne yazık ki kendisine planla verilen hakların dışına çıkarak belediyemizi de kentimizi de zor durumda bıraktı. Ben bugün için bu ruhsatı veriyor olsam, bugün için bu planlamayı yapıyor olsam kesinlikle böyle bir anlaşmaya zemin yaratmazdım. Çünkü Antalya'nın en gözde noktası olan o bölgede böylesine yüksek emsalli bir inşaat izni vermek Antalya'yı hançerlemektir. Geçen yıl en azından kat kesimine dönük bir mücadele verdik, ancak başarılı olamadık. Komisyonların aldıkları kararlara karşı gelemezdik. Ne yazık ki, komisyonların kararları bir şekilde geçerliydi. Verdiğimiz mücadeleler hep sonuçsuz kaldı. Ama şunu yaptık. İmar kirliliğine neden olan, haklarının dışında uygulamalar yapan bu oteli 9 kez mühürledik, 6 kez de Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Yıkım kararları aldık, bir kez de teftiş kuruluna bu durumu taşıdık. İki kez de Belediye Meclisinde bunların taleplerini reddettik. Böylesi bir olumsuz süreci yaşamaktayız.''

İHBAR KABUL EDİLDİ
Önümüzdeki günlerde çok daha farklı gelişmelerin yaşanacağını kaydeden Evcilmen, falezler üzerinde yapılan yapıların yıkımına başlanacağını ve bölgenin temizleneceğini bildirdi.

''En azından bunu yapabilecek imkanlarımız var. Bugün falezler üzerinde yapıldığını duyduğum işlemi ihbar olarak algılıyorum, ilgili birimlere gerekli talimatı verdim. Bugün gerekli operasyonu yapacağız. Bu tür operasyonların sayısı herhalde 10'u geçti. Gece yarısı operasyonları da yapmaya başladık. Yoğun bir şekilde otelin inşaatına dönük operasyonlar yaparak, en azından onların iş makinelerini alarak bu işe engel olmaya çalışıyoruz. Ama belediyenin alıkoyma, gözaltı gibi yetkileri ya da zabıta ekiplerimizin doğrudan farklı bir müdahale yetkisi yok. Yapabileceğimiz tek şey, kaçak, imara aykırı veya plan hakkı dışındaki uygulamaların yıkımını sağlamak. Bunun için de tabii ki bir süreç yaşanması gerekiyor.''

FALEZLERİN TAHRİP EDİLMESİNİN SONUÇLARI
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tunçer de falezlerin Antalya için önemini anlattı.

Buzulların erimesiyle ve bugünkü tüm şehrin altını kaplayan akarsuların, denize dökülmesi sırasında bıraktıkları kireç çökeltilerinin, dalgaların kıyıya bıraktığı kum taşlarıyla birleşmesinden oluşan falezlerin, sert rüzgar ve yağmurların etkisiyle süngerimsi bir doku halini aldığını anlatan Prof. Dr. Tunçer, zamanla 40 metreden fazla yüksekliğe ulaşan falezlerin Antalya'nın en önemli ekolojik değerlerinden olduğunu vurguladı.

Falezlerin büyük kısmının doğal sit alanı olduğunu, ancak adı geçen otelin yapıldığı alanın doğal sit kapsamında kalıp kalmadığını tam olarak bilemediğini kaydeden Tunçer, falezler üzerinde Bölge Koruma Kurulundan izin alınmadan yapılaşma olamayacağını, bu tür tesislerin Kıyı Kanunu'na da aykırı olduğunu belirtti.

''Falezler Antalya için çok önemli bir doğal varlıktır, korunmaları gerekir. Kepez'in üzerindeki falezler de öyle. Falezler tahrip edildiği zaman üzerindeki yapılara da zarar verir. Çünkü falezler gözeneklidir, karstik yapı olduğu için bir yerden kırmaya başladığınız zaman, üzerindeki yapılara zincirleme olarak zarar verebilir. Antalya 2. derecede deprem bölgesidir, falezlerin kırılması büyük sorun yaratabilir.''

STK TEMSİLCİLERİNİN GÖRÜŞLERİ
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şubesi Başkanı Hediye Gündüz de falezleriyle öne çıkan dünyadaki en önemli iki şehirden birinin Antalya olduğuna işaret etti. Falezlerin ''Antalya'yı Antalya yapan birinci özelliklerden biri'' olduğunun altını çizen Gündüz, şunları kaydetti:

''Yıllardır, yöneticilerin gözleri önünde falezlerde çok ciddi tahribatlar yapılıyor. Çevre kuruluşları olarak 'yapmayın, etmeyin' demenin dışında yasal işlem yapma imkanımız yok. Ama yasal olarak yaptırım imkanı olan kuruluşlar bu tahribatı görmezden geliyorlar. Bu durumdan çok rahatsızım. Yaptırım gücü bulunan yetkililerin derhal harekete geçip dünya mirasının koruması için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor.''

Muratpaşa Dostları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat İsmail Duygulu da falez bandının yıllardır tahrip edildiğini, turizm adına tahribatın artarak sürdüğünü savundu. Duygulu, adı geçen otelin tahribatının önüne geçilmesi için ilgilileri göreve çağırdı.

''ÖN İZNİMİZ VAR''
Otel Yatırımcısı Karakaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Karakaş ise muhabirine yaptığı açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Binanın yapıldığı arazinin sahibi olan ANTBİRLİK Genel Müdürlüğünün 1970 yılında, denize yakın kaya üzerine zaten bir beton platform yaptığını, bu nedenle ''müktesep hak'' oluştuğunu kaydeden Karakaş, şunları söyledi:

''Orada zaten 40 yıldan beri bir beton platform var. Biz bu platformu yeniden düzenlemek istedik. Çünkü platforma inen merdiven basamaklarının biri 30, diğeri 10 santimetre yüksekliğinde. Turisti bu dengesiz merdivenden indiremezsiniz. Bizim yaptığımız, peyzajla birlikte bu basamakları aynı kota getirmekten ibaret. Burada bizim müktesep hakkımız var. Bunun için Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Koruma Kuruluna izin için başvurduk, ancak Kurul, 3621 Sayılı Kanun gereği, ilgili evrakın kendilerine Bayındırlık ve İskan Bakanlığından doğrudan gelmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlığa da zaten bir yıl önce başvurmuştuk. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Antalya Valiliğine de resmi başvurumuz var. Zaten yıllık 3 bin TL civarında bir ecri misil bedeli de ödemeye başladık. Ama bürokratik işlemler biraz yavaş ilerliyor. Evrak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığından Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna geldiğinde iznimiz çıkacak. Zaten bir ön iznimiz var.''

Karakaş, orada iş makineleriyle çalışılıp çalışılmadığı sorusu üzerine de ''Orada eski, berbat durumda bir kaya ve üzerinde bir beton platform var. Biz o platformu değerlendirmek istedik. Ama maalesef Türkiye'de yatırımcıların önü çeşitli nedenlerle kesilmek isteniyor. Bu yüzden sık sık şikayet ediliyoruz'' yanıtını verdi.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]